Bir gazetede ve bir takım internet sitelerinde ĞurabâMecmûası’nın hicrî 1430 Ramazan ayında çıkan 12. sayısın da neşredilen “Nâşirden” başlığı altında yazılan başyazıda yer alan nasîhat ve îkazlardan bir kısmının alınıp ha ber yapıldığı ve belli bir şahısla alakalandırıldığı görülmüştür. Bu sebeple aşağıdaki açıklamayı yapmayı zaruri o görüyoruz.
1-Yazının tamâmı okunduğunda görülecektir ki, şu nasîhat ve îkazlarınmuhâtabı bir şahs-ı muayyen değil, kendi miz de dâhil bütün mü’minlerdir. Mükellef olan bütün Mü’minler onları kendine söylenmiş kabûl etmelidir. Aksi bir tavır, mezkûr hakîkatların budanmasına ve bazı kimselerin fitneye düşmesine sebeb olur.
2-Nasîhat, emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker bizim sadece hakkımız değil aynı zamanda vazîfemizdir. Bu nun yeterli bir Şer’î ve aklî mazeret olmaksızın terk edilmesi la’netlik bir iştir. Mel’ûn olmaya râzı olmamızı ise bizden kimse beklemesin…
3-Bu vazîfenin terki büyük bir münker olup emredilmesi veya istenmesi yâhud da tavsiye edilmesi açık bir münâfıklık alâmetidir.
4-Ğurabâ belli bir câmianınmecmûası değildir. Bildiğimiz ve gördüğümüz kadarıyla sözü edilen malum ve ma’ruf camianın bu mânâda resmî bir yayın organı da yoktur. Câmianın mimarı ve üstadı hayatta olup, câmiayı bağlayan açıklamalar veya tavırlar onun inhisarındadır. Mecmuamızın böyle olması, hizmetinin sınırlı kalmaması, veya bazılarının yanlışlarıyla kirlenmemesi, yâhud da bazılarını kendi hata ve yanlışlarıyla kirletmemesi hikmetine dayanmaktadır.
5-Ğurabâ, 12 sayısında alakalandırılmak istendiği câmiadan tek bir kelimeyle bile bahsetmemiştir. Câmianın, şöhreti Türkiye sınırlarını taşan ve aşan, büyüklüğü de DünyânınEhl-i Sünnet âlimlerinin büyüklerince kabûl edilen mimarından ise, ancak bir reddiye münâsebetiyle sadece tek bir dipnotta bahsetmiştir.
6-Biz hiçbir kimseyi câmiadan tasfiye veya azletme salahiyeti olmayan ferdlerden başkası olmadığımız gibi, kimsenin tasfiye ve azlinden de hoşlanmayız. Çünkü bizim kaybedecek tek bir ferdimiz yoktur. Ancak yanlışlara düşülmesi ve onlarda ısrâr edilmesini de doğru bulmaz, elimizden geldiğince üstümüze düşen nasîhatleri yapmaya çalışırız.
7-Yapılan haberden, ancak gazetede yayımlanmasından sonra haberdâr olduk. Yazıda yer almadığı halde haberde bulunan bazı ifâdelerin kime âid olduğunu ise şu anda dahi bilmiyoruz. Ancak tahminimize göre, başyazıdan ve internet üzerindeki forumlarda yer alan tartışmalardan yola çıkarak bu haberler hazırlanmıştır.
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.