Resûlüllah Sallâhu Aleyhi ve Sellem’den Dünyada Şefâat İstenmez mi ?

İddiâ: “De ki, şefâatin tamamı Allah’a aittir,”[68] âyetine göre Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem’den dünyada şefâat istenmez; bu bir şirktir.

Cevâb:

Bir: Ne Kitâb'ta ne de Sünnet'te, dünyada Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem’den şefaat istemeyi yasaklayan hiçbir delîl yoktur. Aksine,

İki: O’ndan dünyada dünyâlık işler için şefâat edilmesi Kur’ân ve Sünnetle meşrû’dur ve hatta emredilmektedir. Allah celle celâlühû şöyle buyurdu: “Kim güzel bir şefâat ederse ondan nasîbi olur.”[69] Resûlüllah sallallahu aleyhi ve selem de O’na bir hacet istemek için gelindiğinde şöyle buyurdu: “Şefâat edin ecir kazanın.”[70]

Üç: Dünyada Âhiret içün şefâat istenebileceği Tirmizî hadîsiyle sâbittir:[71]

Dört: O’ndan Âhiret’te şefâat istenebileceği de Buhârî hadîsiyle sâbittir:

“Mü'minler, (Kıyâmet gününde) Âdem aleyhisselâm'dan, sonra Mûsâ aleyhisselâm'dan, sonra da Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'den istiğase edecekler/şefaat yardımı isteyecekler.”[72]

Beş: Getirilen “şefâatin tamamı Allah’a âittir” meâlindeki âyet, şu iddiâ içün delîl olarak ileri sürülebilecekse, Resûlüllah sallâllahu aleyhi ve sellem’den sâdece dünyâda dünyalık bir şefâat da istenemez. Halbuki yukarıda getirdiğimiz âyet ve hadîs bu iddiâyı çürütmektedir.

Altı: Yine getirilen âyet, şu iddiâ içün delîl olarak ileri sürülebilecekse, Âhirette de şefaat istenmez; arada hiçbir fark yoktur. Hâlbuki, O’ndan Âhirette şefâat isteneceği, şu iddiâ sâhiblerinin bir çoklarınca Buhâri rivâyeti sebebiyle inkâr edilememektedir.

Yedi: Nasıl Mülk sadece O’nundur[73] âyetiyle, Mülkü dilediğine verirsin[74] âyeti çelişmiyorsa, İzzetin tamamı Allah'a aittir[75] âyetiyle, İzzet, sadece Allah'a, Resûlü'ne ve mü'minlere aittir[76] âyeti, nasıl birbirine zıd değilse, aksine birbirlerini tefsîr ve îzâh ediyorlarsa, de ki, şefâatin tamamı Allah’a âittir[77] âyeti ile, Rahmân’ın yanında ahd edinenler (O'nun müsâade ettikleri) müstesna, onlar şefâate mâlik olmayacaklardır[78] âyeti de çelişmez.

Sekiz: Hem, Şefâat ne demektir?... Şefaat, kendine karşı cinâyet/günâh işlenmiş kimseden (burada Allah’dan) günahın affını istemek demek idi.[79]  Yani Allah celle celâlühû’nün, bir günahı affetmesi için, O’na benim hatırıma veya başka bir şey hatırına bunu affet diyerek aracı olmak idi... Hâşâ hangi yüksek makamdan şu suçlunun affını isteyecek? Evet, bazen sevdiği kulların zimmetinde olan bazı hakları onlara birtakım mükâfaatlar vermek karşılığında hak sâhiblerinin affetmesini isteyecektir:[80] Ancak bu, Şefâatin Şer'an gösterdiği bir ma'nâ değildir.

Dokuz: Gerçi Seyyid Şerîf Cürcânî’nin ta'rîfi, gâlib ve meşhûr olan günah affı içün olan şefâatin dışındaki, hesapsız cennete girmek ve cennette derece yükselmek gibi şefâatleri kapsamadığından eksik ise de, mes'ele değişmez. Zîrâ ma'nâ, şefâat, izin, müsâade ve kabûl bakımından Allah celle celâlü-hû’ya âiddir; O'nun katında bu talebi yapmak bakımından da bu yetkiyi verdiği kullara âittir, demektir. Her ne kadar mes’ele bu denli uzatmaya muhtâc olmayacak kadar -orta akıllı, vasat zekalı birazcık ilimli kimselere nisbetle- açık ise de iddiâ sâhibi olan muhâtabların seviyesini hesaba katmak, ifâde sanatının îcâbların-dan olmakla bir çoklarının kafasını şişirmek zorunda kaldık; affola...

Dipnotlar :

[68]  Zümer: 44

[69]  Nisâ:85

[70] [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî,  Nesâî, Ebû Mûsâ radıyallahu anhu’dan], Et-Teysîr:1/158

[71]  [Tirmizi, Kıyame 9],Mu’cem.

[72] Yukarıda geçti: [Buhârî, Sahîh: Zekât, 52]; Mu’cem:21

[73]  Teğâbun: 1

[74]  Âlü İmrân: 26

[75]  Fâtır:10

[76]  Münâfikûn: 8

[77]  Zümer: 44

[78]  Meryem: 87

[79]  Seyyid Şerîf Cürcânî, Ta’rîfât: 68

[80] Abdullâh İbnü Ahmed İbni Hanbel, Zevaidü’l-Müsned, Abbâs İbnü Mirdâs Es-Sülemî’den, Beyhekî, Şuabu’l-Îmân (İlmiyye) 1/ 304-305 H: 346.

Kaynak :Vesile ve Tevessül -4

Bookmaker betfair Bonus review by ArtBetting.co.uk

Bookmaker bet365 review by ArtBetting.co.uk

Germany bookmaker b.artbetting.de review by ArtBetting.de

Bookmaker Greece BET365 review by ArtBetting.gr

Back to top