Dilde ve Kur'ân’da Mecâz Yok mudur? - Birinci Mes'ele Dilde Mecâz Yok mudur?

Makale Dizini

Birinci Mes'ele Dilde Mecâz Yok mudur?

Dil âlimlerinden ‘dilde mecâz yoktur’ diyen kimse bilinmemektedir. Aksini iddiâ edene bunu sağlam yollarla isbât etmek düşer. ‘Dilde mecâz yoktur’ dediği iddiâ edilen ancak bir kişi gösterilmektedir ki, O’na yapılan bu isnâdın doğru olup olmadığı tartışılmıştır. Şevkânî, Usûl’ünde İbnu Cinnî’den ‘Kur’ân’ın lügatlarının/kelimelerinin çoğu mecâzdır’ dediğini naklettikten sonra, Ebû Alî el-Fârisî’nin de İsferâînî gibi mecâzı kabûl etmediğinin söylendiğini yazdıktan sonra ‘zannetmem ki, Ebû Ali gibi birisi böyle desin’ demekle,[1] O’na yapılan bu isnâdın sağlam olmadığına işâret etmiştir. Üstelik doğruluğu kabûl bile edilse diğer sayılamayacak kadar kalabalık olan bir cemâatin yanında bunun ne kıymeti olabilir ki? Aynı zamanda bir dilci de olan muhaddis ve müctehid Ebû Ubeyde’nin‘Mecâzu’l-Kur’ân’ı her şeyi göstermektedir.

Mecâzın inkârı, dilcilerin dışındaki âlimlerde de yok denecek kadar azdır. Ulemânın hemen hemen tamamı dilde mecâzı kabûl etmektedir. O kadar ki, aksi görüşe sâhib olanlar -kanâatimizce- bu husûstaki icmâ'ı bozmaya yetmeyecek kadar sayı ve kalite bakımından şazz mertebededirler. Üstelik geçmişlerden bu ta'bîri isti'mâl etmeyen yâhud kabûl etmediğini söyleyenlerin hemen hemen hepsi ma'nevî olmayan ve ancak lafzî olan bir hilâf içerisindedirler. Bu yüzden, -bilhassa ekseriyyetin ittifâkı- ma'nâsında, dilde mecâzın olduğunun üzerinde icmâ' vardır, demek geçmiş âlimlerin üslûbuna ters düşmez. Çünki, İbnu Teymiyye ve benzeri bir takımlarının bu husûstaki hilâfları/aykırı görüşleri kâle alınmayacak seviyededir. Aşağıda da gelecek olduğu üzere Ahmed İbnu Hanbel’e varıncaya kadar mezheblerin tamamı icmâ'ın bir vâkıa olduğunu kabûl etmişlerdir.

Kimileri de bu kelimenin zâhir/görünür ma'nâsı üzerinde vehmettikleri bir takım mülâhazalar sebebiyle şu ta'bîri kullanmamaktadırlar. Onun yerine üslûb ve benzeri ifâdeleri kullanmak sûretiyle lafızların bilinen ma'nâlarının dışında kullanıldıklarını kabûl etmektedirler. Mezheb ulemâsından bu husûsta yüzlerce kişiden nakiller yapılabilir. Usûl-i Fıkıh kitâbları okunduğu zaman bu dediğimiz açıkça görülecektir. Aksi bir görüş beyânını ve sâhiblerini bulup getirmek, o görüşü iddiâ ve kabûl edenlere düşer. Onlar birkaç kişiden başka kimseyi asla getiremeyeceklerdir. Getirilecek olanların -İbnu Teymiyye’nin dışındakilerin- ifâdeleri yukarıda da söylediğimiz gibi ma'nevî bir hilâf olmayıp, ifâde farklılığından ibârettir.

[1] Şevkânî, İrşâdü’l-Fuhûl (23)

 

Bookmaker betfair Bonus review by ArtBetting.co.uk

Bookmaker bet365 review by ArtBetting.co.uk

Germany bookmaker b.artbetting.de review by ArtBetting.de

Bookmaker Greece BET365 review by ArtBetting.gr

Back to top